Share | 
 

 kör olsaydın da göremeseydin wine

View previous topic View next topic Go down 
Wine Catalano
gryffindor vii. sınıf gryffindor vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : sadece lili

PostSubject: kör olsaydın da göremeseydin wine   Tue May 20, 2014 8:03 pm


Temiz düşünceler ve sakinliğin insanı değildi ve en son kendini ne zaman huzurlu hissettiğini hatırladığını söylemek büyük bir palavra olacaktı. Şüphesiz iyi bir ablaydı, zamanında. Ama iyi bir insan olduğunu düşünmüyordu. Kendine çok kızardı ve kızgınlığının parçalanmış sebepleri sürekli keskin uçlarıyla derisinde yaralar açıyordu. Çok kan kaybetmişti, bilemezdiniz. İddiaların aksine akıl sağlığı gayet yerindeydi. Çoğu insan ona iyi olduğunu hatırlatmak için çevresinde dört dönüyordu ama Wine buna duyması gereken minneti kim bilir nerede bırakmıştı. Çok düşünür ve hep kafasının içinde, kuruntularının arasında kaybolurdu. Arada sırada iç çekerdi ve nedeni yeterli nefes alamıyor oluşu değildi. Yine de boğulma hissi hiç geçmiyordu. Keşke gerçekten boğulabilseydi. En mutlu rüyalarında çok kez yer değiştirmişti kardeşiyle, uyandığında kabus başlardı.
Micah ile gerçek bir kan bağları yoktu. Ama Wine onu tüm kalbiyle sevdi, çocuğun ailesine ne olduğunu sorgulamadı. Babası onu yanlarına getirdiği günden itibaren, Micah'nın ablasıydı ve bilmesi gereken tek şey de buydu. Çok uzun bir süre boyunca, ufaklık aitlik hissinden uzaktaydı ve korkuyor gibi görünüyordu - Wine ise normalde çocukların mıyıltılarından hoşlanmadığı ve pek anlayışlı biri olmadığı için ailesinin ondan beklediğinin aksine bu durumun üzerine gitmeden sadece Micah'ın onlara açılmasını beklemeyecekti. Onunla ilgilendi, günlerini birlikte geçirdiler. Sohbet ettiler. Wine Catalano büyüyordu ve büyüdükçe küçük kardeşini daha da fazla buralı gibi hissettirmeye adıyordu kendisini. Çocuğun gelişinin üçüncü yılı olmalıydı, bir sabah odasına kapıyı çalmadan dalmış ve onun üzerindeki yorganı hızla çekerek yatağından düşmesine sebep olmuştu. Saçları o zamanlar kısaydı, Micah ısrarla uzatması gerektiğini savunuyordu ve cadı sadece gülüp geçiyordu. Belki bir gün diyordu, senin için uzun kullanırım. "Kalk bakalım uykucu seni Hogsmeade'e götürüyorum." Micah Donovan Catalano minik elleriyle ovuşturduğu gözlerini açtığında ablasının sıcak gülümsemesiyle karşılaşacaktı. Ve bu onun ayaklanıp hazırlanmaya koyulması için yeterli olacaktı elbette.

Önce şekerci dükkanına gittiler, Micah en çok orayı severdi. Uzun sohbetler etmiyorlardı, arada şakalaşmalar ikisi için de yeterliydi. Ufaklık Wine'ın bir kopyası halini alıyordu ve bu durum pek arkadaş canlısı olmayışının ana sebebiydi annelerine göre. "Şuradaki kadını görüyor musun?" Dükkanın önünden geçen bir kadını gösterdi, açık kapının tamamını kaplayacak kadar iriydi ve hareketleri cüssesi yüzünden yeterli hıza ulaşamıyordu belli ki. "Akşam yemeğinde beni kolaylıkla yiyebilir gibi duruyor. Üstüne de tatlı olarak seni yiyebilir, pek tatlı değilsin ama bunu umursayacağını düşünmüyorum." Sırıttı ve karşılık olarak kendi ifadesinin bir yansımasını görmeye hak kazandı.
Gezintinin son durağı İngiltere'nin pek de nezih olmayan köşelerinde konumlanmış ilginç bir mekan olacaktı. Buraya birlikte daha önce de gelmişlerdi, o defa korkmadığını ispat etmek için tüm gerginliğine rağmen asla kötü bir yorum yapmayan Micah şu an neyle karşılaşacağını bildiği için gayet rahat görünüyordu. İyi Cadı yanıltmacalar eviydi ve Wine Catalano fal baktırmayı severdi, asla karşısına çıkmayacak olan gelecekteki eşinin baş harfini öğrenmekten tarifi zor bir haz alırdı. O kendi kendine eğlene dursun, Micah da mağazadaki saçma ürünleri incelerdi. Arada sırada tuhaf bir maske takar, Wine'ın karşısına atlardı. Sonra da ablasının korku taklidinin ne kadar boktan olduğunu söyler, daha nazik konuşmak üzere uyarılır ve buna kahkahayı basardı. Anne Catalano'nun dilediği gibi gitmezdi evde çoğu şey, Wine da Micah da sürekli küfrederek kendilerini ifade ediyorlardı.

Sahte olduğunu kolaylıkla anladığı kürenin yanında duran iki kenarı aşırı inceltilmiş ve ortası fazla şişkin cam parçasına kaydı gözü. Bu sırada Micah tuhaf sesler çıkarmayı sürdürüyordu. "Bu nedir?" Son hazırlıklarını yapan falcı Maria'nın sıkıntılı hali kapıdan ilk girdikleri an bile belli oluyordu. Kadın sakince yanıtladı, "Su taşı, baktığında denizi falan görüyorsun." Parmakları arasında birkaç tur çevirdi taşı, sonra gözüne yaklaştırdı. "Daha çok bir kuyuya bakı-" Cümlesine devam ettiğini sanıyordu. Bir kuyu değil de deniz olduğu konusunda ısrar eden Maria'yı duymadı. Kollarındaki tüyler dikleşmişti. İçinden bir şeylerin çekildiğini hissetti. Sonra bir patlama, uyandı. Tüm gün ve tüm hayatı boyunca uyuyordu demek, orada uyandı. Kuyuya düşen Micah'ın bağırışını duydu. Elini ona uzattı ama çocuk karanlıkta kaybolurken kulaklarına ulaşan tek şey isminin duvarlarda yankılanırken içinde gizlediği korku ve acı oldu.

Taş parçalara ayrılmıştı, ışık geri geldiğinde kuyu koydu. Micah hala elindeki maske ile oyun oynuyordu. "Maskenin tüylerini yoldu, sen de taşımı kırdın. Ödeyeceksiniz umarım?" Maria'ya dikkatsiz bir şekilde kafa salladı. Ödemeyi yapıp orayı hemen terk etmek istiyordu doğrusu. Oldukça yorgundu. Bir anda tüm enerjisi tükenmişti. Bir anda kendisi de tükenmişti. Kardeşinin kolundan tutup kendine çekti, ona sarılırken çocuğu şaşırttı. Onlar normalde böyle eylemlere karşı bir ikililerdi.
Kuyudan birkaç adım ötede dizlerinin üzerine çöktü ve bağırdı, göz yaşları yanağından aşağıya bir yol çizdi. Günlerce konuşmadı cadı. Çocuk gitmişti. Annesinin cenaze sırasındaki bağırışlarını duyabiliyordu cadı, ah bilebilseydik.

İş şu ki, Wine bilebilmişti. Cehalet mutluluktur sözüne o güne kadar anlam verememişti hiç, sonra her şey belli bir mana kazandı. Kazanmasa da olurdu doğrusu.
Back to top Go down
 

kör olsaydın da göremeseydin wine

View previous topic View next topic Back to top 
Page 1 of 1

 Similar topics

-
» The Friends of Summer Wine Appreciation Group & Discussion Forums
» The Poison & Wine Lounge
» Amy Winehouse found dead
» David Moyes accused of assault in Wine Bar
» Turkey and Wine!

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: The Good Witch-