Share | 
 

 i got that burning hot desire ;)

View previous topic View next topic Go down 
Desire Palmer
cadı cadı
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: i got that burning hot desire ;)   Fri May 30, 2014 1:35 pm



desire palmer ve antonije stanlavis
bir yaz gecesi, mmm
Back to top Go down
Desire Palmer
cadı cadı
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: i got that burning hot desire ;)   Fri May 30, 2014 1:36 pm


“Emin misin? Reşit olduklarına emin olduğun son evdeki en büyük insan on dört yaşındaki bir cadıydı. Yine aynı şey yaşansın istemiyorum. Tamam, gideceğim Ruth. Susman için, son kez. Yalnız, konuşmayı bana göndermeni rica edeceğim. Biliyorsun, güvenim sarsıldığında düzeltmek zor oluyor.”
Cevap beklemeden telefonu kapattı. Sinirliydi cadı. Bu geceyi küçük ve serin evinde geçirecekti. Kedisiyle birlikte Aslan Kral izleyip ağlayacaklardı. Şimdiyse kendisi için bile olmayan bir iş çıkmıştı başına. Desire bir kulüpte ya da kadının altında çalışmıyordu. Bağımsızdı. Ona ulaşabilecekleri yolu bulacak kadar şanslı olan insanlara gider ve dans ederdi. Fazlası yok. Üstelik sadece büyücülere gidiyordu çünkü bir Muggle’ın evine direk dikmeye çalışmak zordu. Anlıyorsunuz ya. Peki, büyücü olduklarını nasıl anlıyordu? Camından gelen ufak tıkırtıya döndüğünde kahverengi baykuşu gördü. Camı açıp hayvanı içeri aldı. Ağzındaki zarfı alıp açtı. Ufak salonu sakin ama endişeli bir cadının sesi sardı. Desire utangaç kızın konuşmasını dinledi ve o kelimeyi seçti. Şömine. Ruth da Desire gibi büyücülere gidiyordu ve arayanların kendilerini tanıtmak için söylemesi gereken kelimeler vardı. Desire Bosna’ya şömineyle gitmesi gerektiğini anladığı mesajı susturup çöpe yolladı. Baykuş camdan çıkarken cadı da koltuktan kalkıp duşa girdi.

Üstündeki trençkotun yakasını sıkı sıkı tutuyordu. Her ne kadar yaz olsa da içindeki ufak kumaş parçalarıyla gecenin bir vakti dışarıdaydı. Üşüyordu pek tabii. Stanlavislerin evine yakın, bir cadıya ait olan ufak bir mekânın şöminesinden çıkalı beş dakika olmuştu. Ve işte, ev karşısındaydı. Hiç sevmediği topuklu ayakkabılarla, ses çıkarmamaya özen göstererek kapıya yaklaştı. Trençkotunun önünü düzeltip belini sıktı. Kapıyı iki kez kesik kesik çaldı. Karşısında büyük birini beklemiyordu. Belki de on sekizinci yaşını kutlayan genç bir çocuk çıkacaktı önüne. Ama bir cadı? Bozuntuya vermeden “Zarftaki sesin sahibiyle görüşüyorum değil mi?” dedi ve nezaketen izin ister gibi baktı kıza. Sonra içeri girdi. “Bana asanı göstermeni rica edeceğim. Malum, yaşını bilmem gerekli.” Bu sırada ona gösterilen tarafa doğru ilerledi. Ona uzatılan asayı alırken “Bilmem gereken bir şey var mı?” diye sordu. Bazen insanların planları olabiliyordu ve bunu bilmesi daha iyiydi. Kızın da vardı belli ki. Dinlerken bir yandan elindeki  kimliği –asa büyücünün kimliğidir fln- kontrol etti ve emin olduktan sonra bu ufak şakanın bir parçası olmaktan mutluluk duyarım gülümsemesiyle kızın asasını geri verdi.

Salonda yalnız kaldığında, kızın nereye gittiğini bilmiyordu, kendi asasını çıkarıp odanın ortasında kendine alan açtı. Plazma halinde gibi görünen direği boşalttığı kısmın tam ortasına, koltuğun karşısına yerleştirdi. Direğin etrafından mavi bir sis gibi gezinen büyüye gülümseyerek baktı. Yine mi harikalı işler yapıyorsun Desire? Aferin. Bu aklını derslere versen Sihir Bakanı olurdun. Ama şimdi ne yapıyorsun? Mezun olmamayı seçtiğin okulun öğrencilerinin karşısında dans edeceksin. Aferin. Ups. Bunu düşününce içini bir korku sardı. Ondan üç dönem küçük bir çocuk… Birbirlerini görmemiş olmalarını dileyerek asasını trençkotun cebine atıp bekledi.
Back to top Go down
Antonije Stanlavis
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : gamze.

PostSubject: Re: i got that burning hot desire ;)   Sun Jun 01, 2014 9:35 am


“Beni ilgilendirmiyor Aleksa, iddiayı kaybettin. Nasıl ödersin borcunu bilemem. Beni tatmin etsin yeter.” Kendisi de bilmiyordu iddiayı nasıl kazandığını. Çünkü Antonije Stanlavis sadece ikizine zeki görünen biriydi. Kaybedeceği bir iddiaya girmişti galiba ama Aleksa her şeyi berbat edip Anton’un kazanmasını sağlamıştı. Tabi bundan emin değildi, Anton işlerin böyle geliştiğini düşünüyordu.  Anton suratında gevşek bir ifadeyle yemek boyunca kız kardeşine bakmıştı. Kız da somurtarak bakmıştı. Bu olay yaklaşık bir hafta önce yaşanmıştı. Şimdi iddia olayı tam olarak şöyle olmuştu. Yan komşularının evde kalmış bir kızı vardı. Ve kız cidden evde kalmıştı, tek bir talibi yoktu ama ailesi rezil olmamak için bizim kızı ne doktorlar ne mühendisler istedi muhabbeti yapıyordu. Anton da kızı kendine âşık edip evlilik ümidi verebileceğini söylemişti ikizini. Aleksa başta karşı çıkmıştı çünkü bu çok ayıp bir şeydi ona göre. Doğru bir davranış değildi. Ama Aleksa sırf ikizini dumur etmek için iddiaya girmişti. Fakat Anton tuhaf bir şekilde bir iki güzel lafla bir anda kızla muhabbet kurup kızı kendine âşık etmişti. Yani bir düşününce bu nasıl mümkün olabiliyordu ki? Anton konuşunca yok olan bir insandı. Ama olmuştu işte. Kız bu delikanlıya ne zaman evleneceğiz dediğinde Aleksa neredeyse ağlayacaktı. Hemen itiraz etmeye başladı, ya o evde kalmış tabii ilk gördüğüyle evlenmek isteyecek diye ama iddiayı kaybetmişti işte. Olay en kısa şekliyle böyle olmuştu işte. İkizlerin anne babaları büyük babalarının hastalığı için tüm hafta sonunu orada geçirmek üzere gittiğinde Aleksa suratında oldukça sevimli bir gülümseme ile Anton’u salonun ortasına oturtmuştu. Şimdi bu delikanlı neden oturduğunu bilmiyordu. Zannetti ikiziyle bir film gecesi yapacaklar. Hemen Aleksa’dan üç dakika büyük olmanın yetkisiyle azarlar tonda konuşmaya başladı. “Ne kadar duyarsız bir kız olsun sen. Dedemiz hasta orada yatağında yatıyor biz burada film seyredip coşacak mıyız? Duyarsız pislik seni…” Ya Aleksa saftı biraz galiba. Çünkü çıkıp da üç dakika büyüksün diye kendini adam yerine mi koyuyorsun sen, ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın diyemiyordu. Hayır dese Anton sesini çıkaramazdı.

Anton orada masada duran uzun çubuk gibi şekerlerden birini ağzına atıp ikizini azarlamanın keyfini sonuna kadar yaşarken Aleksa’dan ses soluk çıkmamıştı. Acaba mutfakta ağlamaya mı başlamıştı? Çok mu üstüne gittim acaba diye düşünürken Anton dile geldi yavrum. “Tamam kız tamam. Getir çerezleri izleyelim hadi filmi.” Büyüklüğünü mü konuşturdun Antom’cum :’) Sonra kapı çaldı. Anton arkasın yaslanarak kapıyı görmeye çalıştı ama o kısma kolon denk geliyordu, göremiyordu. “Bizimkiler mi döndü pipi?” Ses gelmemişti yeniden. Anton tanrının bahşettiği Stanlavis o evde adam yerine konmuyor muydu yoksa? Tam tekrar seslenmek için ağzını açıyordu ki içeri giren kadınla beraber sustu. Ağzındaki şeker çiçekler gibi yere düşerken delikanlının gözleri faltaşı gibi açılmıştı. Nasıl bir rüyaydı acaba o? Rüyaydı değil mi? Ya da Aleksa onu bir hafta önce iddiayı kaybettiği için öldürmüştü ve şimdi cennetteydi. Hım bu sonuncusu daha akla yatkın geliyordu. Dudaklarında bir gülümseme belirirken hâlâ aynı aç ifadeyle :’) kadına bakıyordu.
Back to top Go down
Sponsored content

PostSubject: Re: i got that burning hot desire ;)   

Back to top Go down
 

i got that burning hot desire ;)

View previous topic View next topic Back to top 
Page 1 of 1

 Similar topics

-
» New Burning Abyss Support
» Oil states burning billions as global axis of power shifts, - The Times
» Body Found Bound And Burning Near Massachusetts Railroad Tracks Identified As 29-Year-Old Ashley Bortner
» Combating the Format: Burning Abyss
» [BOSH] Solemn Notice

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: stanlavis mülkü-