Share | 
 

 bilmen gerekmiyordu sternberg

View previous topic View next topic Go down 
Conrad Sternberg
the mirror the mirror
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 8:09 pm

mmm:
 

_________________

nune mi mm nefis:
 
(OLSAYDIK) ERİKLE SÜNNETİMİZDE ODILE:
 
Back to top Go down
Conrad Sternberg
the mirror the mirror
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 8:10 pm

Conrad Rincenzio Sternberg tam on bir gündür hastaydı ve evde ona bakabilecek kabiliyetteki insan sayısı sıfırdı. Odile, Almanya’daki bakanlıkla bir suçlunun iadesi için konuşmaya gitmişti ve bir hafta boyunca orada kalacaktı. Erik tam bir umutsuz vakaydı. Son senenin sınav kaygısından gram taşımayan çocuğu zar zor ikna edip Lareina’nın yanına göndermişti ve kızdan kardeşinin aklına birkaç şey sokması için yardım dilenmişti. Ya tamam şaka. Erik’in FYBS’leri umurunda değildi Conrad’ın. Sonuçta Almanya’nın üçte biri onundu, kardeşine bakabilirdi ^^ Hatta bu kadarıyla yetinmeyip Sternberg mülkünün ortasına kendisi için bir tapınak yaptıracaktı ki insanlar onun ne kadar zengin ve god mode olduğunu görsün. Neyse. Erik’i evden sallamasının nedeni çocuğun Nuné’yi sevmemesi ve Conrad’ın sevdiceğini eve davet etmiş olmasıydı. Dün Nuné’yi arayıp hasta olduğunu bu yüzden on gündür görüşmediklerini söyledi. Sonra kızı film izlemeye –hali varsa sevişmeye- çağırdı.

Nunig gelmeden güzelli bir duş alıp mikroplarından arındı ki helaline de hastalık bulaştırmasın. Koltukta oturmuş kapalı televizyon ekranını izlerken elindeki kocaman kâseden avuç avuç mısır yiyordu. Patlamış mısır severdi, hele birayla mmm. Mutfakta beş büyük kabın içi mısırla doluydu ve dolap biradan patlayacaktı. Doyçland’ta böyle hasta olunurdu! İngiltere’de olması Conrad’a engel değildi çünkü o zengindi. (Almanya’nın üçte biri) Her şeyi yapardı. İsterse bir bira fıçısıyla tüm ailesini katledebilirdi ama yapmadı. Çünkü annesine asilenmek en sevdiği işti. Hatta Nuné’yle sevişmekten bile daha çok seviyordu. Bir an Odile’i özlediğini sanıp elini alnına götürdü. Biraz ateşi vardı galiba, tövbe. Elindeki kâseyi bırakmadan koltuktan zar zor kalkıp mutfağa gitti. Dolaptan bir bira kaptı ve kapağını ağzıyla açtı. O kadar mükemmeldi ki dişleri zarar görmedi. Güzelli koltuğuna dönerken kapı çaldı. Ağzındaki bir avuç mısırı umursamadan kapıyı açtı ve işte Nuné Chazian bebeyi karşısındaydı. Gökyüzüne düşen bir melek gibiydi ve biraz… şişmiş miydi? Conrad Nuné’ye her baktığında kızı dikkatle incelerdi ve her kıvrımını adı gibi ezbere biliyordu. Zaten bilmese ayıptı, incelemese o gözler niye vardı arkadaşlar? Son zamanlarda biraz kilo aldığını fark etmişti ama on bir gün görmeyince bu fazla gelmişti gözüne. Mısırları yutabilmek için büyük bir yudum aldı elindeki şişeden sonra da yana kayıp Nuné’ye yol verdi. “Kilo mu aldın sen?” Der demez pişman oldu dememi bekliyorsanız çok beklersiniz. Conradçım Doyçland çocuğuydu; çılgın ve asiydi, romantizm bilmezdi. Ama odun değildi tabii. Nuné’nin yüz ifadesini görür görmez “Yakışmış?” dedi gülümseyerek.

_________________

nune mi mm nefis:
 
(OLSAYDIK) ERİKLE SÜNNETİMİZDE ODILE:
 
Back to top Go down
Nuné Chazian
bakanlık bakanlık
avatar
Gerçek İsim : duhhh

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 8:43 pm

“Kilo mu aldın sen?”

Pekala gerçekler vardı ve çoğu zaman acı olurlardı, acı gerçeklerden biri - eğer içinizde sizden baya bir parçayı rezil edecek ve hayatınızı emerek tüketecek bir yaratık yaşıyorsa vücudunuz bozuluyordu. Bir diğeriyse, eğer o yaratığın babası size kilo alıp almadığınızı soracak kadar ÇOKsa, geleceğiniz artık tehlike altında değil demekti. Tehlike altında değildi çünkü, zarar görecek bir gelecek var olmayı çoktan kesmişti. Dudaklarını ıslattı, verecek bir cevabı yoktu ki doğrusu bu nadiren olan bir şeydi? Nune her zaman konuşurdu. Şu an değil, Conrad da bunu tuhaf bulmuş olacak ki gafını toparlamaya çalıştı. Gülümsedi cadı, bak bu da nadiren olurdu. "Teşekkürler, sanırım." Yenilik yapıyorlardı be. İlişkilerde yenilik iyiydi. En büyük yeniliğin bahsi henüz açılmamışken, azıcık ufak şeylerle pratik yapsınlardı. Ne zaman söylemeyi planlıyorsun? Henüz on dört bile olmamış yeşil gözlü bir başka yaratık ara sıra zihnine dalıp evin içinde belki milyon defa tekrarladığı soruyu Nune unutmasın diye yineliyordu belli ki. Ama zaten unuttuğu yoktu, merak etmeyin henüz o kadar gamsız değildi. Zaten gerçek şu ki, kendini ilgilendiren -özellikle bunun gibi ilk elden ilgilendiren- mevzulara asla umursamazca yaklaşmamıştı. Bunun için fazla değerliydi. İçeriye geçti, koltuğun kenarına otururken her an gitmeye hazır bir duruşu vardı, Nune dur daha karpuz kesecektiniz? Veya birbirinizi kesecektiniz. Bir şeyleri kesecektiniz daha gitme... Bir eli çantasında, diğeri kucağında gergin bir şekilde otururken önce Conrad'a sonra da elindeki mısır dolu kaba baktı. Bir şeyler yeme düşüncesi bile- ıy. Bu çocuk nası kilo aldırıyordu veya nasıl büyüyordu hiç bilmiyordu cadı. Mucize falan değildi dehşet verici bir şeydi. Kim bilir belki iç organlarını tüketiyordu yavaş yavaş? Ya nasıl güvenecekti bir kere kendi genini taşıyordu. Nune'nin güvenilir insan listesinde son kişi bile değildi Nune bilir misiniz? "Beklediğim kadar hasta da görünmüyorsun, kendine iyi bakmışsın." Gülerek elindeki birayı işaret etti. "Uyumlu olalım diye bira göbeği falan yapmaya kalkmazsan iyi olur tüm çekiciliğini yitirmeni istemem." Çünkü benim göbeğim daha baya büyüyecek de o yüzden söylüyorum ^^

_________________






:
 
Back to top Go down
Conrad Sternberg
the mirror the mirror
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 9:32 pm

Nuné’ye baktıkça Conrad’ın yüzündeki gülümseme yavaş yavaş silindi. Cadının canı sıkkındı belli ki ve nedeni kapıda söylediği şey değildi. Nuné Chazian böyle ufak şeylere dertlenecek biri değildi değil mi? Conrad aptal hareketlerini –sallanarak mısır yemek gibi- kesip elindekileri yanındaki sehpaya bıraktı. Soru sormamak için kendini tutarak televizyonun ordaki filmlerden birkaçını alıp havada, Nuné’nin görebileceği şekilde sıraladı. Sonra cadının çantasını elinden alıp kapının yanındaki yerine bıraktı. “Hangisi izlemek istersin? Ya da istemez misin?” Yoksa konuşmak mı istersin? Yüzüne yeniden yerleşen gülümsemesini fırsat bilerek koltuğa otururken Nuné’yi de yanına çekti ve kollarını kıza doladı. Hmm valla sevişmeye gayet de hali vardı ama sabret Conradçım, her şeyin zamanı var. Bir elini kaldırıp en sağdaki filmi göstererek “Miden hassassa bunu eleyelim fazla iğrenç.” dedi. Sonra cevap beklemeden filmi televizyonun altındaki yerine yolladı. Geriye kalanlardan biri, Nuné’nin pek de özenle seçmediği bir film de dividi playerdaki yerini aldı ve başladı. Beş dakika sonra Conrad gözleri yarı kapalı bir şekilde mısır yerken filmin Erik’in şiplemeli filmlerinden biri olduğunu fark etti ve yerinden kalkma zahmetinde bulunmadan dolaptan bir biraz daha aldı. Asasız büyü yapmayı öğrendiğinden beri asasını 524658 kez kaybetmişti ve 524658 kez umursamamıştı. Raaddı yani.

“Hehe demek abisi eskiden seviştiği kızla nişanlanmış yuh. Bayaa entrika. Benim başıma gelse naparım bilemedim.” Ne diyosun Conrad sus. İç sesine kulak veren Rincenzio Sternberg sonunda çenesini kapattı ve filmi izlemeye devam etti. Aq filminin entrikası Conrad’ın bu zamana kadar yaşadığı toplam entrika sayısını geçmişti ve hala bitmiyordu. Erik’in neden hayattan zevk almadığının açıklamasıydı bu film resmen. Hayat Erik Erikson Sternberg için fazla sakindi. Yazık. Conrad kardeşi için üzüldü ve Tanrı'ya dua etti: Hayatımıza biraz renk kat. Amin. Keşke etmeseydi ^^

_________________

nune mi mm nefis:
 
(OLSAYDIK) ERİKLE SÜNNETİMİZDE ODILE:
 
Back to top Go down
Nuné Chazian
bakanlık bakanlık
avatar
Gerçek İsim : duhhh

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 9:59 pm

Evet midesi cidden fazla hassastı belli ki, evi saran patlamış mısır kokusuna bile tahammülü yoktu. Hamilelik iğrençti ve zaten Nune'ye sorsanız tüm bu mide bulantılarının sebebi de kendi durumunun tiksinçliğiydi be. Conrad filmin saçma kurgusu ile ilgili yorumlar yaparken Nune orada panik atak geçiriyordu kimsenin haberi yoktu. Bir kere cadıya sıcak basmıştı be, Conrad'ın kolunu ittirip oturduğu yerden fırladı. Ani çıkışının bir açıklaması da olmadığı için tuhaf bir sessizlik gene aralarını sardı, elini boynuna götürdü ve gülümsedi. Pek de sıcak bir gülümseme olduğu söylenemezdi. "Ben, içecek bir şey alıp geliyorum boşuna durdurma filmi de." Zaten ilgilendiği falan yoktu. Eğer Raphaelle isimli küçük faişeye nihayet cesaretini topladığını söyleyen ve bunun onu korkutacak kadar umurunda olmadığını iddia eden o konuşmayı yapmamış olsaydı şimdiye Conrad'ın hiç tanıyamadığı havrika ninesinin evinden topuklamıştı. Mutfağa girince derin bir nefes aldı, kolları kaşınıyordu. Solukları yeniden normale dönünce dönmeye yeltendi ama elinin boş olduğunu hatırladı, bir bardak kapıp musluktan su doldurdu. He, su. Sadece su. Beyinin yanına oturduğunda ekranda gözüken bebeğe sabitlenmişti bakışları. Yeniden mi kaşıntı başladı Nune? Göğsünde o tanıdık sıcaklığı mı hissettin? Sikeyim o sıcaklığı hayatımızı sikti bıraktı değil mi Nune? Sakinleşmen lazım, kollarını yara yapacaksın en azından tırnaklarınla kaşıma parmak uçlarınla kaşı. Nune? Dinliyor musun? Nune... "Çocuklar-" dedi sadece, sonra biraz bekledi. Iy kelimenin kendisi bile ürperticiydi? "Hepsi birer böcek gibi. Haklarında düşünmek bile beni kaşındırıyor." Bu yüzden başımız baya büyük belada.

_________________






:
 
Back to top Go down
Conrad Sternberg
the mirror the mirror
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 10:51 pm

Nune kollarını itip ayağa fırladığında Conrad tam olarak en sevdiğim yüz ifadesi olan ‘Noluyo aq?’ şeklinde baktı cadıya. Konuş be Nunecim, anlat derdini. Tam “Bir şey mi oldu? Sorun ne?” diyecekti ki Nune araya girip mutfağa koşturunca laf ağzında kaldı. İlgilenmiyormuş gibi başını televizyona çevirip filmi boş gözlerle izlemeye başladı. Bakışları ekranda olsa da aklı mutfaktaydı. Cadıya soru sormayı sevmezdi çünkü Nune anlatmak istemiyorsa anlatmazdı. Zaten Conrad da üstelemeyi seven biri değildi. Bir şey onu ilgilendiriyorsa mutlaka öğrenirdi zaten. Acaba regl dönemi mi, diye düşündü ve sonra bunun mantıklı olduğuna karar verip sessizce Nune’yi bekledi. Sevdiceği mutfaktan döndüğünde koltukta ona geniş bir yer bırakacak şekilde kayıp oturmasına izin verdi. Sonra tekrar filme döndü. Bu sırada mısırı da bırakmıştı çünkü tadı kaçmıştı. Şu an meşgul olduğu tek şey elindeki soğuk şişenin üstündeki sulardı. Biranın ısınmasına fırsat vermeden şişeyi dikti ve başının döndüğünü hissettiğinde biraz şaşırdı. Normalde bu kadar erken gelmezdi baş dönmesi. Yaşlanıyor musun Conradçım? Dolaptan bir şişe daha alacaktı ki Nune’nin kollarını fark etti. “Nuné?” Kıza yaklaştı ve bir elini yakaladı. “Napıyosun? Dur.” Söylediklerini duyunca diğer elini de yakaladı. Bu sırada televizyon çoktan kapanmıştı. Conrad, Nune’nin bir sürü halini görmüştü ama bu sefer hepsinden daha fazla endişeli görünüyordu ve bu yüzden Conrad da korkmaya başlamıştı. Çaktırmadığını umarak koltuktan yere indi ve dizlerinin üstüne çökerek Nuné’nin ellerini kızın kucağına bastırdı. Bıraksa kaşımaya devam edecek gibi duruyordu. Bir süre bekledi, bekledi. “Konuşmak ister misin artık?” Korkutuyorsun. Nune tepki verene kadar aklında kurduğu senaryolar o kadar çeşitliydi ki daha ne olduğunu bilmeden kalp atışları hızlanmıştı.

_________________

nune mi mm nefis:
 
(OLSAYDIK) ERİKLE SÜNNETİMİZDE ODILE:
 
Back to top Go down
Nuné Chazian
bakanlık bakanlık
avatar
Gerçek İsim : duhhh

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Sun Jun 22, 2014 11:20 pm

Nefesi kesildi, hıçkırıyor gibiydi ama ağlamıyordu da. Ağlamazdı. İlk göz yaşından sonra hiç konuşamayacak duruma gelecekti ne de olsa, kendini iyi tanırdı Nune. Perdenin minicik bir aralığından dışarıyı izlemeye olan gayretini nihayet kestiğinde aradan ne kadar boş dakika geçmişti. Hepsini doldurması lazımdı, yapacak mıydı? E tabii yapardı. "Biliyor musun?" Sesi kontrollüydü, görünüşüne ve içinde bulunduğu duruma göre fazlasıyla zıt kalıyordu. Nune'nin halini gören acırdı muhtemelen cadıya. O da kendisine acıyordu be. Ama şu anki haline değil, geleceği görebiliyordu ve birkaç kısa an sonra düşeceği durumdan pek haz etmiyordu. Doğruya doğru. "Aslına bakarsan baya aptalız." Sustu. Öylelerdi. Yirmi iki yaşında anne olmak pek planladığı bir şey değildi cadının -bırakın hiç çocuk sahibi olmayı düşünmeyi, anneler günlerini sevmezdi bile. Şimdi kutlaması mı gerekecekti? "Genciz diye her istediğimizi yapabileceğimizi bize kim söylüyor bilmiyorum ama her kimse pezevengin teki. İnsanların istemeden bazı," yutkundu, "-sorumluluklar almasına sebep oluyor. Hiç hoş değil." Ya şimdi ya hiç be Nune'm, patlat bombayı gitsin. "Hamileymişim." İstersen kimden diye sor Conrad balıw... "Ne tepki vereceksin cidden çok merak ediyorum ben ilk duyduğumda kahkaha attım." Sonra da ağlamaya başladın Nune ama bu bilgiyi paylaşmak ister misin pek emin değilim. "Önce hangimiz özür diliyor? İstersen ben başlarım." Sana özgür olduğunu varasaydığın günlerin gelişiyle birlikte hayatını bana ada istersen diyorum Conrad kusura bakma. Sonra gözlerinde bir şey değişti, şimdi bakışları sen bu işten sıyrılabilirsin diyordu. Neydi bu Nune? Aklın sıra Conrad'a bir hediye mi veriyordun? Sonuçta doğuracaktın ama onun bu sorumluluğu istememesi durumunda kötü bir tepki vermeyeceğini mi iddia ediyordun? Öyle yapma be. Sen kim tek başına çocuk büyütmek kim hiç mi aklın çalışmıyor kuzum?

_________________






:
 
Back to top Go down
Conrad Sternberg
the mirror the mirror
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Tue Jun 24, 2014 11:44 am

Hamileymişim. Hamileymiş. Bu kelimeden sonrası bulanıktı ama kahkaha, özür, tepki kelimelerini seçmişti. Sanki duyması gerekenler sadece bunlarmış gibi kulaklarındaki uğultu o an için kesilmişti. Nune’nin ona biraz zaman vereceğini bilerek ayaklandı Conrad. Ne yapsaydı? Düzgün düşünemiyordu şimdi. Bir saniye. Derin bir nefes aldı. Nune’nin yanından ayrılmamıştı, sadece cadının önünde ayakta dikilmiş duruyordu. Fazla sabit duruyordu hatta. Ne yapsaydı? Kafasındaki bulanıklığı yok etmesi gerekliydi, kulaklarındaki uğultu kesilmeliydi. Yoksa konuşamazdı. Zormuş. Dolaptan bir bira almak için bu sefer mutfağa gitmesi gerekti. Beynindeki her şey kilitlenmişti sanki. Salona döndüğünde şişenin yarısını çoktan içmişti. Koltuğa oturdu ve başını geriye yasladı. Gülmek istiyordu. O da Nune gibi kahkaha atmak istiyordu ama Conrad böyle biri değildi. Durumun ciddiyetini duyduğu an fark etmiş, kafasını toparlamak için uğraşıyordu. Böylece her şeyi halledebilirdi. Kendine gelmediği sürece bir ottan farkı yoktu. Gözleri tavandaki işlemelere kilitlenmişti. Onları hiç sevmiyordu. Küçükken korkardı hatta. Her an uzanıp onu kapacak birer dal parçasına dönüşeceklerini sanırdı. Şimdiyse rahatsız oluyordu. Çünkü artık dönüşmeyeceklerini bilse bile hala tedirgindi. Of. Onları yok etmeliydi. Ya çocuğu da korkarsa? Ne saçmalıyorsun Conradçım? Ne çocuğu? Dur biraz, sakinleş artık. Bekledi ama çok değil. Gözlerini işlemelerden ayırdığında boş şişeyi önündeki sehpaya bırakıp Nune’ye döndü koltukta. “Ne düşündüğünü biliyorum.” Biliyor muydu? E bunca zaman birlikteydiler, elbette biliyordu. “Ama unut onu.” Seni bırakmam. Son cümleyi sesli söyleyememişti. Gerek de yoktu, Nune biliyordu. Onunla ilgili ne yapmak istediğini bilmiyorum ama ne yaparsan yap yanında olacağım. Söylediklerim sorumluluk duygusu ya da mecburiyetten değil, buna inanman lazım Nune. Önemli olan sensin, gerisi hiç umrumda değil. Kararın neyse seninle birlikte devam edeceğim. Nedenini biliyorsun.” Çünkü seni seviyorum bebişim. Tabii ki de bunu dillendirmedi, Nune’nin duymak isteyeceği şeylerin başında gelmiyordu şu an, emindi buna. Hamile olduğunu söyleyince seni seviyorum diyen erkekler ne kadar ciddiydi ki? Neyse. Conrad ciddiydi, hem de çok.

_________________

nune mi mm nefis:
 
(OLSAYDIK) ERİKLE SÜNNETİMİZDE ODILE:
 
Back to top Go down
Nuné Chazian
bakanlık bakanlık
avatar
Gerçek İsim : duhhh

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   Tue Jun 24, 2014 7:58 pm

Doğalı yirmi seneden fazla oluyordu, onu tabir etmek için dile getirilen çok fazla sıfat oldu. Say deseniz sayamam. Annesi abuşig derdi - kadına dair tek anısının kendine salak diyor oluşu komikti.  Uğursuz olmuşluğu bile vardı. Tatası için değildi ama, o ona uğurum dedi durdu. Aklıma gelmiyor, kim bilir daha neler neler oldu... Ama korkak o listeye asla giremedi biliyor musunuz? Nune'nin içindeki korkuyu bir tek Nune biliyordu. O da bunu hiç dile getirmedi, niye getirsindi ki? Göstermiyordu sonuçta, bilinmez kalabilecekken etrafa yayın etmenin pek manası yoktu ona sorsanız. Kendisini zayıf gösterecek her şeyden kaçtığı gibi bu bilginin varlığından da kaçtı. Korkuyu gerçekten yok gösterecek kadar iyi saklıyordu. Kendisi çocukken karanlıktan hiç ürkmezdi - aksine ışık olan yerde uyuyamazdı bile. Böceklerin varlığını umursamıyordu. Yüksekte nefesi bile hızlanmazdı... Zevk bile alırdı o noktada bulunmaktan. Yine de tamamen korkusuz olduğunu söylemiyorum tabii, yılan kelimesi bile cadının tüylerini diken diken ediyordu. Belki de Slytherin'den hiç hoşlanmaması bu yüzdendi. Gerçek korkusu ise şu an içinde bir deprem oluyormuş gibi hissettirecek kadar şiddetli titremelerine sebep olan duygulardı. Ayrıca Conrad'dan da çok korkmuştu. Büyücü biraz daha konuşacak olursa cadının hiç bir yere sığdıramayacağı kadar büyüyecekti - patlamak da istemiyordu kızcağız. Gözleri artık yanmıyordu, yanağından dökülen damlalar gözlerini birkaç defa kırpmasıyla birlikte acıyı götürmüştü. Burnunu çekti, güldü. Elinde değildi be - niye güldüğünü sorsanız cevap veremezdi. Conrad'a sarılmak için ileri atıldı, kısa sürdü tabii. Sonrasında geri çekildi, "Çok sinir bozucusun." Çünkü mükemmelsin neden öylesin? Sıktığı yumruğunu güçsüz bir şekilde sevgilisinin omzuna vurdu, sonra da bırakıp koltuğa, tam yanına düşmesine izin verdi.

Bir süre oturduğu yerde ağladı, az önceki gibi sarsılmalar yoktu. Kaşıntı geçmişti. Yavaş yavaş kendine geliyordu demek ki. Sevindi. "Bana beş dakika ver." Sindirmesi gereken şeyler vardı. Normalde yaptığı gibi kaçıyordu sanardınız ama yo, geri dönecekti. Soluklarını tamamen düzene sokup döndü hatta. Koltuğa yeniden otururken az önce hiç bir şey olmamış gibi rahattı. Conrad'ın dibine oturdu ve çocuğun kolunu tutup kendi omzuna attı. Yerleşince ona bakmadan konuştu, bu sırada at kuyruğunu sıkılaştırmaya uğraşıyordu. "Ne oldu şimdi abi öğrendi mi nişanlısı ve kardeşi arasında olanları?" Çok gereksiz bir hızı vardı ruh halinin, yetişemiyordunuz. Az önceki kız nereye gitmişti diyemeden tek bir saniyeliğine gözlerine yine yerleşti, daha ciddi duruyordu şimdi. Surat ifadesi yine kasılmıştı ama beden dili daha rahat olduğunu vurguluyordu. "Aldırmayı düşünmüyorum. Yani artık. Tatam ya beni ikna etmek konusunda hep başarısız olduğunu ya da aşırı inatçı olduğumu söylediği sırada - yanılıyormuş."

_________________






:
 
Back to top Go down
Sponsored content

PostSubject: Re: bilmen gerekmiyordu sternberg   

Back to top Go down
 

bilmen gerekmiyordu sternberg

View previous topic View next topic Back to top 
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: Conrad'ın Büyükanne Evi-