Share | 
 

 hafılpaf komünü

View previous topic View next topic Go down 
Valentine Marquesa
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : pınk

PostSubject: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 3:54 pm

Resmen yıllar ne çabuk geçmişti be. Resmen birkaç ay sonra bu okuldan mezun olacaklardı. Bu binanın bir öğrencisi olmayacaklardı. Valentine Marquesa o kadar duygulanmıştı ki ağlaması geldi ve bu kez ağlamasını karı gibi çığlık atarak geçirmedi; aksine Mc Klima Ustası Serkan dinleyerek gelmiş olan ağlamasını sevinçle buyur etti. Sabah ağlaması normalde Dimitri Şansıztopulos’a özel bir şeydi fakat mezun olmak Dimitri’nin seviyesine inmeye değer üzücülükte olduğundan Vali bunu umursamamaya karar verdi ve kahvaltı yapmak için Büyük Salon’a indi. Yaratıcısının adaşı Punig Chazian’dan duyduğuna göre zenginler kahvaltıda kivi yerlerdi. Bu yüzden Vali kahvaltıda bir değil tam iki adet kivi yedi çünkü alemlerin en zengini oydu ve sabah kahvaltısında iki kivi yiyerek bunu herkese kanıtlamak istiyordu. Fakat iki kiviyle doymadı ve bu yüzden masada ne varsa yedi ardından, Punig Chazian’ın hayal kırıklığına uğramayacağını umut ederek. Kahvaltıda yanında en yakın arkisi Dimi ve diğer yanında da Vali’nin herkesten ayrı tuttuğu Valkiriye’si vardı. Karşısında ikizi Clementine Kleo oturuyordu ve onun iki yanında da Allah gibi Anton ve pipisine bir türlü kavuşamamış Aleksa vardı sonra pınk işin içinden böyle çıkamayacağına karar verip sıralamayı direkt yazmaya karar verdi. Sıralama şöyleydi: Dimi, Vali, Valk, Juliş; karşı masada da Anton, Kleo, Aleksa. Demin yazdığına uymasa da pınk kırk saat bu saçma şeyle uğraşmış ve artık pes etmişti. Ama sonra biraz düzeltmişti ve galiba bu sefer olmuştu. Muz gibi gay Boris nedense yoktu. Vali –Beşir’in ona önerdiği isim Götlentine’i sevmediği için kullanmıyordu- tam onun nerede olduğunu soracaktı ki Boris koşarak Büyük Salon’a girip bağırarak Hufflepuff masasına doğru koşmaya başladı.
“YANGIIIIIIN! EVİMİZ YANIYOOOOO!”

_________________

: JUST AND LOYAL :
 

böyle güzel gülme be aşqım:
 

küçüklüğüm:
 
Back to top Go down
Valkyrie Sileas
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : liena

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 3:55 pm


Valkyrie Milda Sileas son zamanlarda baya şansızdı, o kadar ki Dimitri'nin saç telini ondan habersiz çekip çalmış ve DNA testi yaptırmıştı - bir Şansıztopulos olmadığını öğrendiğinde derin bir nefes bile alamamıştı gerçi. Neden mi? Çünkü oh be o kadar da şansız değilim diyeceği sırada bir şahin kafasına sıçmıştı. Yani şahin nereden ve niçin bahçelerinin yukarısında uçuyordu? Neden nazarların göremeyeceği bir yerde değildi? Valkyrie artık Tanrı'nın gözünden düştüğünden tamamen emindi. Sorun şu ki, yakın gelecekte artık bir porsuk bile olmayacaktı cadı, o zaman kesin çöpe atılmış gibi hissedecekti çünkü işe yarar bir yeteneği bile yoktu. Zamanında iyi bir ev kızı gibi görünmek istediği için Marquesaların evinde misafirlik yaparken bir işin ucundan tutayım demişti ama muhtemelen Valk'tan daha zengin olan ev cini Money ona de get diyip işin ucunu elinden kaçırmıştı. Sonuç olarak Valk'ın iyi becerdiği tek şey iğrenç bir bina olan Hufflepuff öğrencisi olmaktı. Saçı yeşil bile değildi bir kere sarıydı? Mezun olmasındı boşuna çünkü hayat onu hiç de iyi bir şekilde beklemiyordu.

“YANGIIIIIIN! EVİMİZ YANIYOOOOO!”

Valkyrie duyduğu sesi hemen tanıdı, yerinden kalkarken kendi için hazırladığı Nutella'lı ekmeği Rain'e uzattı çünkü yangından kaçarken yemek yemeyi düşünemezdi ve ekmek de boşa gitsin istemezdi. Günahtı ve Rabia işlediği her günah için on tane baş ağrısı veriyordu be kardeşim. "Vali çabuk para at yangını söndür!" Bir duraksadı ve gey Boris'e baktı, "Yangın nerede Boris, korktun mu ablam sen? Korkma hala sağlıklı ve geysin."
Back to top Go down
Liljana Doritsch
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : gizem

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 3:57 pm


Liljana Doritsch bu okulda dördüncü yılını yaşıyordu çünkü bir ezik olduğundan Hogwarts ve Hufflepuff ile ancak dördüncü sınıfta, babası onu bu okula ceza olarak gönderdiğinde tanışabilmişti. Galiba hayatında babasının onun için yaptığı en güzel şeydi bu, hayatındaki en değerli insanlarla nasıl tanışırdı yoksa. Quidditch sahasındaki talihsiz ama bir o kadar da güzel olayı, Dimitri'nin paralel evrende onun için okuduğu şiiri, yine Dimitri'nin elinden çıkan iksirin (o sırada ne olduğunu hatırlamasalar da) onları birbirine yakınlaştırmasını, sınıf başkanları banyosunu minik ejderlerden kurtarıp yerine develerle yani deve güreşiyle doldurmalarını, Dimitri'nin doğum gününü ve aldığı mükemmel hediyeleri, Boris'in götüne giren polisi, Rabia'nın çişlerini tuvalete yapmaları gerektiği hakkındaki mükemmel öğütlerini, Juliş'in hufflepuff'ın gerçek asil piremsesi olduğunu öğrenişleri, Vali'nin dünya zengini olması sayesinde hayallerini kurdukları her şeyi gerçekleştirebilmeleri fakat hala Aleksa'ya pipi bulamamaları, Anton'un evrendeki en güzel sentezin yani hafılkanks ile 2d'nin vücut bulmuş hali olmasından dolayı kendi adına gurur duyması ve daha birçok şeyi dün gibi hatırlıyor ve ister istemez gözleri doluyordu. Çok kötü günler de geçirmişti elbet ama her sabah yine de Valk'ın saçını örmek için ortak salona inmiş, Vali ve Dimi'nin yaptıklarına gülmüş, Gey Boris için üzülmüş, Juliş'in asilliği karşısında ezilmiş, Aleksa'nın derdini paylaşmış, Anton'a ahlaksız tekliflerde bulunmayı planlamış, Clementine'in devrimci kişiliğine özenmiş, yani kısaca büyüklerini sevmiş küçüklerini de korumuştu. Ama yine de biliyordu ki hafılkanks ile olması gerektiği kadar çok vakit geçirmiyordu ve bu o kadar üzücüydü ki, Vali'nin sabah ağlayışı o kadar komik olmasa Liljana da ağlardı. Fakat bunun yerine sürpriz olarak sabah kahvaltısında onlara katılmaya karar verdi. Tam büyük salona girmişti ki Boris'in telaşlı yüzünü gördü, ne olduğunu anlamamıştı. Sonra ne yapacağını bilemedi ve orda bekledi falan.

_________________
: JUST AND LOYAL :
 
Back to top Go down
Julian Granville
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : sevde

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 3:59 pm

Yine çok asil uyanmıştı elbette. Gözündeki çapakları saymazsak dünyadaki en asil insan ünvanına yakışacak biçimde çıktı yatağından. Hof uyanalı 1 (bir) dakika olmuştu ve şimdiden sıkılmaya başlamıştı. Neden mi? Hafılkanks yanında değildi çünkü. Hızlıca giyinip asilliğine mükemmellik katarak ortak salona geçti. Eireen'i evlilik dergilerinden birini incelerken buldu ve içine adeta bir Sternberg kaçmışcasına kızın yanına gidip "Günaydın ee- günaydın." dedi ve minnoş cadıyı YANAĞINDAN öptü. Sonra kıpkırmızı olduğunı hissetti ve iki saniye içinde arkasını dönüp ortak salondan çıktı. Merdivenleri asil bir hayvan gibi koşarak çıktı. Depar Hüseyin, Juliş'in bu çıkışını görse bu kadar asil olamayacağı için ağlardı büyük ihtimalle.

Büyük salona girince hayvanlığı bir kenara bıraktı ve kankilerinin yanına oturdu. Valk'tan ona reçelli ekmek hazırlamasını rica etti ve Dimitri'ye de balkabağı suyunu uzatmasını söyledi. Dimi'ye ricada bulunmazdı. Sessizce yemeğini yedi. Bugün komik olamıyordu çünkü bir saat sonra dershaneye gitmesi gerektiğini hissediyordu. Bu üzücü bir şeydi. Ama yine de arkilerine bunu belli etmeden güldü, eylendi, koptu falan. Soora Boris'in olabilecek en dramatik feryadını duydu. Hemen yerinden kalktı ve Anton'a napsak ki? diye bakmaya başladı. Hof başgan olmak zorrrdu. Boris'in yanına gidip sakince "Ciddili mi?" diye sordu. Çünkü ciddiliyse bir şeyler yapması lazımdı ama olmaya da bilirdi. Bir ev cini yanlışlıkla tereyağını yakmoş da olabilirdi.

_________________
: JUST AND LOYAL :
 

xx:
 
Back to top Go down
Boris Dykhovichny
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : liena

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:00 pm

“YANGIIIIIIN! EVİMİZ YANIYOOOOO!”

Bağırarak büyük salona giden Borislaw mükemmel ve heteroseksüel Dikovihni az önce kendisini dehşete düşüren bir sahneye şahit olmuştu. Böylesi durumlarda yapacağı şeyi bilmezdi doğrusu, ellerini başının üstüne örtüp beklemeyi bile düşündü. Ama Lost'daki kara duman üzerine doğru yaklaştıkça en yakın arkilerinden ve kahramanlarından biri olan -ama Boris'i taciz etmiş olduğu için de birazcık korkulan, zengin Valentine'i taklit ederek çığlık attı ama onun çığlığı karı çığlığı gibi değildi ergenliğe yeni girmiş erkek çığlığı gibiydi. Boris geç olgunlaşıyordu. Bağıra bağıra ve ellerini bir ördek gibi sallaya sallaya Hufflepuff öğrencilerinin zıkkımlandığı masanın önüne geldi, HEPSİ ATEŞTE KAVRULMAK ÜZEREYKEN BİLE NASIL YEMEĞİ DÜŞÜNEBİLİYORDU? Aklı almıyordu Boris'in, ki zaten abisi Yuri'ye göre aklı çoğu şeyi almazdı bu yüzden bu şaşırtıcı bir şey değildi.  

Ya düşünsenize Boris o an o kadar endişeli ve korkmuştu ki arkasında ayda yılda bir gerçekleşen bir şekilde Doritos'un durduğunu bile görmemişti en başta. Sonra kara duman geliyor mu diye bakmak için kafasını çevirdiğinde O'nu gördü. O hala O'ydu. “YA LİL ORDA NE DİKİLİYORSUN KARA DUMAN GEÇİKTİ DİYE BELKİ DE HİÇ GELMEYECEK DEĞİL! N'olur saklanalım ölmek istemiyorum daha Angie'yi öpemedim ben.” Muhtemelen asla öpemeyecektin Boris. “Valk böyle konuşma lütfen kalbimi ateşin bizi çağırmadığı bir zaman da kırabilirsin. ANNEEAAA...” Ağlamıyordu gözüne kum kaçmıştı. Juliş'e baktı ve burnunu çekti belki Juliş onu kucaklar ve yangından kaçırırdı.
Back to top Go down
Valentine Marquesa
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : pınk

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:01 pm

Valentine, Liljana’nın da onlara katıldığını fark edince çok sevindi ama hiç çaktırmadı. “Hoş geldin yenge.” dedi kalın bir sesle. Ama sonra mutluluğunu içinde tutamayıp karı gibi çığlık attı ve ne kadar mutlu olduğunu çaktırmış oldu. Racona ters hareketinden dolayı kendini cezalandırmaya karar verdi ve amcasının arkadaşı Colin’den öğrendiği gibi bir ceza şarkısı söyledi kendine. Repinde Amerikanlarla fark olması şu anda hiç önemli değildi, çünkü Boris’in dediğine göre evleri yanıyordu ve evsiz kalmak istemezdi. Gerçi, evleri yansa bile babası onlara yenisini yapardı. Marquesalar için para harcamak sorun değildi çünkü hiç bitmiyordu. Hiç artmıyordu da. Sonsuza bir şey eklerseniz ya da çıkarırsanız yine sonsuz olurdu, bilirsiniz. Sonsuz eksi sonsuz da belirsizlikti ama Valentine Muggle bilimlerinden hiç anlamazdı bu yüzden bu belirsizliği çözemeyeceği için hiçbir zaman sonsuz para harcamamaya söz vermişti kendine.

Boris saçmalamaya devam ederken Valentine, onu sakinleştirmesi gerektiğini düşündü. “Boris, bizim evimiz yok. Okuldayız.” Boris biraz sakinleşince de onun taklidini yaptı yongooon, övömöz yonoyooo diye. İnşallah ağzının payını almazdı. Gerçi alsa bile o da iyi bir cevap verirdi, sonuçta Mc Belalı değil miydi? Aynı zamanda Yecüc diye bilinmesinin de bir sebebi vardı elbet. Rep yaptığında kıyamet koparcasına sallıyordu dünyayı. Bunlar bilinen gerçeklerdi. Bu arada rep mevzusu açılmışken, Valentine bu sene mezun olduğunda arkasında repini devam ettirecek bir kişi bırakamadığı için çok hüzünlüydü. Stajyerleri Anika, çalışmalara hiç gelmiyordu. Bu yüzden Valentine ona karı gibi çığlık atmıştı ama Anika korkmamış, sadece çok etkilenmişti. Neden? Anika Wendy miydi? Valentine de yaratıcısı pınk gibi nefret ediyordu Wendy’den ve dünya üzerinde yaşayan herkesin de Wendy’den nefret etmesi gerektiğine inanıyordu. Ama bu düşüncelerini kendine sakladı, içlerinde Neverland göçmeni biri vardı sonuçta. Belki kırılabilirdi.

_________________

: JUST AND LOYAL :
 

böyle güzel gülme be aşqım:
 

küçüklüğüm:
 
Back to top Go down
Antonije Stanlavis
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : gamze.

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:04 pm


“İyi ki varım Allaha şükür.” Her sabah uyandığında bu cümleyi kuruyordu çünkü artık anlamıştı ki onsuz bir dünya bir hiçti. Paralel evrende kendisinin olmadığı bir yer olduğunu düşünüyordu, orada hayat nasıldı acaba? Çok kafa yormadı, o güzel kafasını daha güzel işlere yoracaktı. Büyük salona inip Dimi’nin karşısındaki yere oturdu. Kahvaltı etmeye başlamadan önce şöyle bir masaya göz gezdirdi. Sanki uzun bir aradan sonra ilk kez bir araya geliyorlardı. Harika. Arkadaşlarına gülümseyerek baktı ve azcık sınıf başkanı olmanın guruyla ekledi. “Arkadaşlar herkese benden bir bardak su ısmarlıyorum, afiyet olsun şifa olsun lütfen.” dedi. Kızarmış ekmek dilimini alıp üstüne önce çikolata ile altlık yaptı ardından sucukları kenara dizerek ekmeğin hacmini büyüttü. Kendisine iğrenen gözlerle bakan ikizini gördüğünde neden iğrendiğini anlamadığı için “Ne oldu kız? Miden mi bulanıyor?” dedi. E sence be Anton, nasıl bulanmasın kızın midesi? Hacmini genişlettiği ekmeğin üstüne patates kızartması körükledi ve onu ağzına atacağı sırada Boris’in sesiyle kendini durdurdu çok şükür. Kankilerinden biri olan Boris gay olmadığını her söylediğinde Anton’un onu bağrına basıp “Şşşş sessiz ol ve öp beni.” diyesi gelirdi ama demezdi çünkü Boris’in aksine Anton gayet heteroydu.

Juliş ile bir anlık göz göze geldiğinde, çünkü Juliş Öğrenci Başı olacak kadar baştı ve kendisi de Sınıf Başkanı olacak kadar sınıftı, müdahale etme işini pirenseslerine bırakmayı düşündü. Kendisi ikinci adamdı çünkü bir İsmet İnönü kadar olamasa da. Elindeki iğrenç şeyi, nimete iğrenç denmezdi ama o elindeki de NİMET değildi be, masaya koydu ve cidden bir yangın olup olmadığını merak etti ve sonra yanarak ölmek üzerine düşündü. “Yangında ölürsek ne olur? Ehe kader olarak ehe kader.” Söylediği şeyi komik bulmuştu, neden? Neyse Vali’nin Boris’e söylediği şey üzerine de düşündü ve Stanlavis’lerin genlerinde o kadar düşünme olayı olmadığı için, amcaları Bash hariç o gayet düşünceli bir insandı, kendine şaşırdı. Vali’ye dönüp “Neden bir evimiz yok?” dedi.
Back to top Go down
Aleksa Stanlavis
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : gamze.

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:05 pm



Son zamanlarda her sabah ağlayarak uyanıyordu. Son sınıf olmak ona biraz koyuyordu galiba. Eskiden böyle değildi çünkü. Gerçi gözyaşları anatomik açıdan neden bir kız olduğunu öğrendiğinden beri durmadan akıyordu. İğdiş edildiğini öğrenmişti ve aslında kendisinin olması gereken organın bugün başka birinde olduğunu ve o başkasının aslında hiç de başka olmadığını öğrenmişti. Kahvaltı masasında ağlamaklı gözlerle arkadaşlarına bakarken onlarla bu masada geçireceği son senesi olacağını hatırladı ve daha da ağlamaklı oldu. İhtiyaç odasını, öğrenci banyolarını hep özleyecekti. Hayır sınıf başkanları banyosunu değil. O sırada aklına gelen güzel bir detayı, bunu tüm gece boyunca ödevin sonuna ismini yazarken düşünmüştü, paylaşmak istedi. “Eğer ismimden a çıkarsa Aleks olurum.” dedi. Söylediği şeyin algılanmasını ve karşı tarafın reaksiyon göstermesini bekledi. Gerçekten önemli bir düşünceydi. “Aleeeeks.” Uzatarak ve bastıra bastıra yine söyledi ama yine ne demek istediği anlaşılmadı galiba. “ALEKS HERHALDE, ALEKS ERKEK İSMİ OLAN.” Anlaşılır konuşunca anlaşılmıştı işte. “Zaten kendi şahsıma ait olan pipiyi geri aldığımda…” Anton’a sert ve öfkeli bir bakış attı. “…yeni ismim bu olacak.” Bunu da düşünmüştü helal. Suratında bir zafer gülümsemesi belirdi ve kendisiyle gurur duydu. Pipisinin Anton’da olduğunu Jovana’dan duymuştu. Jovana, Jasmine Hala’nın evlat edinerek aileye kattığı en asi Stanlavis’ti. Çocukken kendisini pipi kesmekle tehdit ederdi ve bugünlerde Aleksa iğdiş edilmesinin sorumlusunun Jovana olduğunu düşünürdü.  

Aklını biricik ailesinden uzaklaştırdı çünkü Anton’un elindeki iğrenç şeyi ağzına atmak üzereydi. “O şeyi gerçekten yiyecek misin?” suratını büzüştürerek sordu. İkizinin gıda zehirlenmesinden ölmesi onu da intiharın eşiğine getirirdi çünkü. Onun da dâhil herkesin dikkatini dağıtan şey Boris’in çığlığı olmuştu. Aleksa yangın lafını duyar duymaz ayağa fırladı, az önce Anton’un ısmarladığı bir bardak suyu aldı ve dehşet dolu bir ifadeyle Boris’e baktı. Çünkü Aleksa Stanlavis en çok yanarak ölmekten korkardı. Bir de kamyon veya tır altında kalmaktan ve bir köprüden geçerken köprünün çökmesi sonucu ölmekten, Bir köprüden geçerken köprünün yıkılması ve kendisinin yola düşmesi ve o sırada geçen bir kamyon tarafından ezilerek ölmekten, böcek saldırısına uğrayarak ölmekten… Gerçekten korkardı.

_________________

: JUST AND LOYAL :
 
:U T A N M A:
 
:?!?!?!?:
 

Back to top Go down
Dimitri Kristopulos
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : pınt

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:07 pm


Neredeyse Dimoş (tam Dimoş değil, neredeyse Dimoş) o gün yanlışlıkla mutlu bir şekilde uyanıyordu ama sonra her zamanki gibi yatakhanenin camına gidip dışarı hüzünlü hüzünlü bakmaya başlayınca kendine geldi. Biraz sigara içti. Sonra kimse uyanmadığından boş olan Ortak Salon’a gidip biraz Fransız şarabı yudumladı. Hayat da böyleydi işte, bazen onu (hayatı)  yudumlardınız. Bazen de içerdiniz. Bazen yerdiniz, bazen yutardınız. Dimoş kendini bu derinlikteki düşüncelerde kaybetmişken Ortak Salon’un duvarlarına “Bazen kendimi arayıp da bulamadığım olur.” diye evvelâ belirtti. Duvarlar onu hiç siklemeyince oldukça sinirlenen Kristopulos oğlu. “Zaten sen de beni sikleme amk duvarı! Zaten bu dünyada Dimitri Acılıpulos’u sikleyen  kaç kişi var heee?!” diye sordu duvara. Sonra da duvara diss atmaya karar verdi.
“Yov duvar
Yapında beton var
Betonun yapısında karbon var
Karbonun yapısında da karbon vaaarrr, yov!”
Attığı duygulu dissten çok duygulanan Dimiş’ten erkeksi gözyaşları akarken, kahvaltıya gitmek üzere yoldan geçen küçük sınıflardan biri ona “Çocuk… Neden ağlıyorsun?” diye sordu. “BEN AĞLAMIYORUM SEN AĞLIYOSUN ÜHÜHÜHÜHÜÜHÜ” diyerek yatakhaneye geri çıktı Kristopulos oğlu. Ama ileri çıkmadı, sadece çok etkilendi.

Pijamalarını değiştirirken duyduğu çığlık ona kanksı Yecüc’ün de uyandığı haberini verdi ve birlikte kahvaltıya gittiler. Asıl soru kahvaltının onlara gidip gitmediğiydi ki Dimitri bu sorunun cevabını bulmak için bir koşu yatakhaneye geri dönüp Valk’ın ona hediye ettiği Düşünme Donu’nu giyip bu konu hakkında düşündü. Hayır, kahvaltı onlara gitmemişti. Öğrenmeyi seven, meraklı bir kişiliğe sahip olan Kristopulos oğlu, bu sorunun da cevaba kavuşmasına sevinerek kahvaltıya geri döndü. Pipisiz ve talihsiz Aleksa ve Anton Valk ve Asil Juliş ve diğerleri ile kahvaltı ederken kahvaltının da onu edip etmediğini sorguluyordu ki aylar sonra, hatta yıllar sonra, hatta milenyalar sonra, hatta milenya milenyasılar sonra gibi gelen bir sürenin ardından (Yazarın notu: “milenya milenyasılar sonra gibi gelen bir süre” anglosakson bir köke sahip olup, yalnızca usta dil bilimciler tarafından bilinen bir terimdir kankslar) Doristos aman yani Doritos gelmişti bu sırada Dimitri yazara çok pis küfrediyordu çünkü biricik Doritos’un adını nasıl yanlış yazabilirdi? Dimitri’nin yüreciği burkuldu, ağlaması geldi. Hemen Doritos’a dayanılmaz Dimoş bakışları atıp * “Selamunhello Doritos.” dediyse de o sırada yankılanarak yükselen bir çığlık Kristopulos oğlunun sesini boğmuştu.

“Eviniz derken kalbini kast ediyorsun di mi Boring aman yani Boris? Kalbin benim için yanıyo demek istiyosun di mi?”

Back to top Go down
Clementine Marquesa
hufflepuff vii. sınıf hufflepuff vii. sınıf
avatar
Gerçek İsim : pınt

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   Thu May 15, 2014 4:14 pm


Kılementin Kleo Kleopatra o kadar zayıftı ki hayatında daha önce hiçbir şey yememişti. Bir keresinde lahmacun yemişti, onda da kusmuştu. Sonra amcası onu azarlamıştı. Kılementin Kleo Kleopatra da hemen kendisini astronomi kulesinden aşağıya atarak çözüm bulmuştu bu duruma. Bu yüzden uzun zamanın ardından en kankileriyle birlikte etmediği kahvaltıda yanında her zamanki olağanüstü varlığını sergileyen Anton’un yediği şeye ilgiyle bakıyordu. “Çok mu tatlı?” diye sordu Anton’a. ***
“Iıımmmmm baldan tatlı.” Diyen Anton’a param olunca ben de yicem demek istiyordu ama zaten parası vardı, hatta sonsuz parası vardı bu yüzden demedi ve paralarını hayal etti. Ama Anton yine dikkatini dağıtıyordu işte, bu sefer de ekmeğinin hacmini büyütüyordu. “Anton sana bişi sorcam.” dedi Marquesa kızı ciddiyetle. “Bir Anton bir Anton daha kaç eder? Antonton eder, heheheheheheh.” Kılementin Kleo Kleopatra kendi esprisine gülerken bir yandan da Anton’un ekmeklerin hacmini büyüttüğü gibi cincücelerin de, Marquesaların paralarını herhangi bir yere sığdırabilmek için evrenin hacmini büyütmeleri gerekmiş midir diye düşünüyordu.  Hatta şu anda dünyanın Marquesa paralarının arasında boğulmamasının tek nedeni, cincücelerin dünyayı paralel bir evrene geçirip önceki evreni sadece Marquesa paralarına ayırmış olmalarıydı muhtemelen çünkü sonsuz para ancak sonsuz evrene sığardı. Peki paraları sonsuzsa, tanrı da sonsuz güçlüyse acaba para tanrı mı oluyordu? Bunu Dimitri’nin bir sonraki düşünme donu seansında ona düşündürtmeye karar verdi. Bu sırada Anton’un ekmeği yine dikkatini dağıtınca sinirlenen Kılementin Kleo Kleopatra, “Kanki bana da bi diş versene yaaa.” dedi artık dayanamayarak. Bunun üzerine Anton iki dakikada dişini çekip ona verdi çünkü Clementine bir şey yiyecek olamazdı herhalde, di mi? Tam bu sırada Boris içeri girdi işte. Herkes farklı saçmalıkta bir tepki verirken Anton ekmeğini masaya bırakınca artık dayanamayan Kılementin Kleo Kleopatra, bir ısırık aldı ekmekten.
En son hatırladığı şey Boris’in koluna girmiş halay çekerken “Yangın vaar yangın vaaar ben yanıyorum HAH yetişin a dostlarrrrr tutuşuyoruğuğuğuummm HEY” diye şarkı söylüyordu hem de arabesk ezgileriyle söylüyordu. Anton'un ekmeği Dimitri'nin iksiri etkisi yapmıştı, oğ yoğ.
Back to top Go down
Sponsored content

PostSubject: Re: hafılpaf komünü   

Back to top Go down
 

hafılpaf komünü

View previous topic View next topic Back to top 
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
 :: Büyük Salon-